The Inspiration of J.R.R. Tolkien

Cumartesi, Haziran 27, 2009 H.Aziz Kayıhan 11 Yorum

J.R.R. Tolkien için bir genelleme yapmak zor olabilir aslında lakin benim burada anlatmak istediğim Yüzüklerin Efendisi eseri ile ilgili... Yıllardır içimde tuttuğum büyük sırrı ifşa etmek istiyorum.

Şahsen, büyük bir kandırmacayı ortaya çıkarmak istiyorum. Zira, ayıla bayıla kitaplarını okuyup filmini izlesek de hikayenin orijinalinin J.R.R. Tolkien'e ait olmadığı çok açık. "Bu da nereden çıktı?" dediğinizi duyar gibiyim. Hiç şaşırmadım.

Aslında tarih sayfalarını biraz karştırmış olsa idiniz, ya da belki, İstanbul'un bilimum semtlerinde bir gezintiye çıkmış olsa idiniz konuya vakıf olabilirdiniz.

Şimdi Yüzüklerin Efendisi romanından bir kaç can alıcı nokta seçip olayı sizler için aydınlatmaya çalışacağım.

Efenim; roman içerisinde öncelikle ak sakallı, adı da Ak Gandalf olan bir kahramanımız var. Çok cesur hareketlerle savaş kazanan ve bu uğurda riski göze alan bir kral, Aragorn; Isengard'da bir kule ve bu kule de ateşle oynayan bir adam; yıllarca tam anlamıyla alt edilememiş Mordor; her daim aydınlık olan Mordor semaları; savaş için iki kritik kale, Miğferdibi ve Gondor; Yeşillikler içindeki Shire; Entlerin son resmi geçidi; ölümüne bir savaş; ve yüzük taşıyıcısı, Frodo Baggins.

Örnekler çoğaltılabilir lakin ben bu 12 bağlnatı noktası ile olayları size açıklayacağım.

1. Herhangi bir bulutlu havada çengelköy civarlarında sahilde oturduğunuzda karşı yakada bulutlara vuran ışıkları görürsünüz, orası her daim aydınlıktır, Mordor semalarının her daim aydınlık olduğu gibi... Evet doğru bildiniz, yazarın Orta Dünya dediği yer, tarihte birçok imparatorun, hükümdarın dünyanın tam ortası ilan ettiği İstanbul'dur.

2. Hadi biraz geriye gidelim tarihte ve İstanbul'da yaşanmış ölümüne bir savaşın sayfalarını açalım. İstanbul'un Fethi, ölümüne bir savaş!

3, 4. Zamanla İstanbul'da bir kule yükselmiştir. Zira bu kule'de her daim ateşle ilginen bir adam olmuştur. Beyazıt Kampüsü'ndeki itfaiye kulesi! Yani yazarın gözünden Isengard kulesi... İtfaiyecilerde ateşle oynayan adamlar. Lakin iyi anlamda...

5. Yıllarca alt edilememiş bir imparatorluk: Bizans! (Yazarımız buna Mordor mu demişti?)

6, 7. ...ve bu imparatorluğu alt etmek için iki önemli kale: Anadolu ve Rumeli Hisarları, yani hikayeden hatırlayacağınız Gondor ve Miğferdibi...

8. Yeşillikler içindeki Shire, pardon, Beykoz!

9. Entlerin son resmi geçidi, yani karada yürüyen ağaçlar, yani ağaçtan yapılan gemiler, yani karadan yürüyen gemiler...

10. Bir imparator: Fatih Sultan Mehmet! Aragorn'dan daha zeki, daha usta, daha genç!

11. Büyüye ihtiyaç duymayan bir akıl hocası: Ak Şemsettin. (İşte J.R.R. Tolkien'in yakayı eleverdiği nokta, Ak Gandalf mı demişti?)

12. Yüzük taşıyıcısı mı? Bu savaşta benim bildiğim bir "Sancak Taşıyıcısı" vardı, adaşımdı, adı Ulubatlı Hasan'dı!

Görüyorsunuz ya, J.R.R. Tolkien meğersem nereden esinlenmiş. İstanbul'un fethinden nasıl da etkilenmiş. Kendince kurgulayıp, abartıp kitap yazmış bir de üstüne. Tarihimize sahip çıkalım.

Saygılarımla...



(Not: Yukarıda bahsedilen iddialar hiçbir şekilde gerçeği yansıtmamakla birlikte, ilk olarak H. Aziz Kayıhan tarafından Şubat 2007'de Kabataş - Zeytinburnu tramway hattındaki araç "Ak Şemsettin" durağına geldiğinde ortaya atılmıştır. Kaldı ki, J.R.R. Tolkien'e saygı büyüktür. Eli öpülesi adamdır. Yukarıdaki sadece arkadaş arasında türetilmiş bir geyikten ibarettir.)

11 yorum:

serkan dedi ki...

miğfer dibi, mordor ve bilimum benzetmeleri yaparken yalnız mıydın ağam? Yani şuracıkta sinirden kıvrandım. SEni ellerimde Hüküm Dağı'na atasım geldi. :) Emek hırkısı seni . :) Ayrıca belirtmeden geçemeyeceğimki "zeytinburnu çıldırın"ları(gavurların children dediği) da ork ilan etmiştik.

Bu geyik esnasındaki katkıda bulunan diğer isimlerde Orkun ve Emir idi.
Not: Bu aziz adamı bazı yerleri değiştirmiş. :)
Not2: Emeğe saygı. Artıı repp... :)

Zizà dedi ki...

efenim olayın başı burada anlatılmamış olunup serkanımın ahtrına anlatayım. Olayın başlangıcı bahsettiğim tarmway yolculuğu sırasında "Ak Şemsettin" anonsunu duymamla bir Serkan'a dönüp "Ak Gandalf dememle başlamıştır. Daha sonra o gün yolculuk bitene kadar Serkan Yıldız ve Emir Demirci ile birlikte hikayenin temelleri atılmış olunup sonrasında Özgür Altun, Burcu Çoban ve Onur Şatır tarafından da yapılan katkılarla geliştirilmiştir.

:) Kırmızı parantez içinde anlatılmayan saklı kalan olay budur.

Not1: değişiklik yok, eklenti var.
Not2: Hell yeaah....
Not3: Oh, yesss...

Zizà dedi ki...

Aksi takdirde burada sadece 12 maddelik kısımı açıklamamın sebebi de budur zira ürettiğimiz yüzlerce teori bulunmaktadır.. :D

ozgur dedi ki...

benim ne katkım varmış be
hiç hatırlamıyorum bile.
hangi yılalrda ve mevsimde geçmişti bu olay?

ozgur dedi ki...

ayrıca gri gandalf ölmedi, yaşıyor
beyazıt'ta çınar altında kitaplarıyla birlikte yaşıyor
takma ismi de Hüseyin Avni Dede

Zizà dedi ki...

Çengelköy'de mordor ışıklarını tartışırken oldu katkın... :D Olay tüm detayları ile hafızamda....

burcu dedi ki...

yaw bende hatırlamıyorum,tek hatırladığım gri devasa ağacın kökleri, dolunay ve manyak bir abinin Türkiyenin 63 ilini gördüğünü söylemesi, bu arada o iller ne oldu?benimkinin sayısı aynı hala...

Zizà dedi ki...

Benim 28, yani son bir kaç senede muazzam bir değişiklik yok... :)

serkan dedi ki...

Hüseyin Avni Dede yıllardır yok ki Özgürüm. Belediye kurbanı kendisi. Adamı yerinden ettiler. Şerrolar.

Çengelköy hıyar olur ki...

Zizà dedi ki...

Yıllardır derken?? Gerçi en son ki sene önce gördüm ama....?

serkan dedi ki...

İşte o zamanlardan beri :)