Yaşam...

Pazartesi, Aralık 29, 2008 H.Aziz Kayıhan 1 Yorum

Bazen neyin ne kadar önemli olduğunu vurgulamasam da hayatta, bazı şeylerin önemini de olduğundan fazla gösteriyorum. Aslında olduğundan fazla da göstermek değil. Gerçekten önemli bir şey olduğunu herkese duyurmak diyelim. Bazense bazı şeyleri öyle içten yaşıyorum ki, alakalı insanların bile haberleri olmuyor...

Zaman zaman insanlara ne kadar çok değer verdiğim üzerinde düşünüyorum. Acaba çok mu abartıyorum ben diye... Sonra bir siktir çekiyorum bu düşüncelere ve yine insanları kendim istediğim kadar seviyorum, gerisini düşünmeden; elma meselesinde olduğu gibi...

Nadirende insanlara duyduğum minnet duygusunu, onlara verdiğim değeri kalbimde çok fazla taşımama rağmen, yetmezmiş gibi geliyor. Bir de üstüne üstlük bunlardan o insanlara o kadar kolayda bahsedemiyorum. Bahsetmek de bazen işime gelmiyor bir yandan. Biraz bencilce "bana ne benim içimdeki değerden, değer verdiğim insanlara" diyorum.

Saat sabah 5'e geliyor. Arkamdan yükselen horultular duyuyorum. :) Umursamıyorum, zaten dinlediğim müzik türü itibarı ile de öyle gürültüden pek rahatsız olan biri değilim. 29 Aralık bugün. 25 yıl olmuş bugün, dünyaya yeni bir birey katılalı. Saatini bilmiyorum işin açığı. Yakın civarlarda... Katıldı, katılacak. Aynı gün içinde saatin ne önemi var. İnsanlara doğum günlerinde teşekkür etmek gerektiğini düşünüyorum bazen: "Azmedip, milyonların içinden birinci SEN olmuşsun ya, ne kadar teşekkür etsem azdır!"

Ya da belki de ebeveynlere bir teşekkür etmek gerekir. İşin o kısmını kestiremiyorum işin açığı. Biraz garip düşünceler. Belki de bizi bu günlere sürükleyen hayata... Ne bileyim ben, hangi koşullar hazırladı bugünü bize...

18 Ağustos'u hatırlıyorum da, yüksek lisansı ben kazanmış olsam bu kadar sevinmezdim herhalde. O gün için o kadar sevince ne hacetti bilmiyorum ama anladığım kadarıyla ben çok büyük bir dostluğa, çok önemli ve değerli bir dostun varlığına sevinmiş de olabilirim (çok ileri görüşlüyümdür). :)

Tamam, uzatmıyorum daha fazla. İnsanlara neden "İyi ki varsın" demenin daha mantıklı olduğunu çözdüm şimdi. Hiç uzatmaya gerek olmadan varlığının o insana ne kadar önemli olduğunu öz bir şekilde vurguluyor.

Bilmem sen ne dersin de, bunlar naçizhane düşüncelerimdi. Hani o sırıtma var ya bizim yüzümüzdeki, işte onu en pis şu an yaşıyorum. İyi ki varsın! Ayrıca, teşekkür ederim milyonlarca kişinin arasından SEN birinci geldiğin için. Sen bu azimle göbeğini de eritirsin merak etme :)

Nice güzel ve mutlu yıllara...

1 yorum:

onurCUK dedi ki...

20 saat olmuş ve ben yeni okuyorum; diğer güne geçtikten sonra...

Ne güzel yazmışsın; kullandığın her yerine sağlık:)

Kafama ufaktan bir taş geldi; anlamadım nereden ama... :))

Şimdi salondasın. Geliyorum sarılmaya:))