Sessiz Tanık

Pazartesi, Ocak 26, 2009 H.Aziz Kayıhan 2 Yorum


1960 yılında açılmış ve Türkiye'nin en eski stadlarından birisi olan Kayseri Atatürk Stadı yıkıldı. Bir stadın yıkılması ne ifade edebilir, ne önemi var diyebilirsiniz. Kayseri Atatürk Stadı kendi geçmişinin hüzünlü ve sessiz tanığı idi.

Kayseri olayı olarak tarihte yerini alan olayın yaşandığı yerdi orası. Bir futbol, bir insanlık faciasının yaşandığı yer olarak belki akıllarda kalacak. 40 kişinin öldüğü 300'den fazla kişinin yaralandığı bir maça tanıklık etti o stad. Bir futbol maçı nasıl olurda bir iç savaşa döner tanıklık etti tüm insanlık.

Atılan gole sevinen, ekmek parası derdindeki küçücük bir çocuğun sevincini kıskanmak nelere mal olmuştu... En başta o güzel ufaklığın, sonrasında staddan kaçmaya çalışan 39 kişinin hayatına...

"16.30'da olaylar başlayınca apar topar soyunma odasına götürüldük. Bizim başımıza bir bekçi dikip gittiler. 21.30'a kadar orada kaldık. Sadece çığlıkları duyuyorduk. Bizi bir bekçinin koruduğunu bilseler bizi öldürürlerdi herhalde..." sözleriyle anlatıyordu o günü Sivassporlu futbolcu Yusuf Ziya Söyler.

Bir gol, Kayseri'de kundaklanan arabalar, Sivas'ta saldırıya uğrayan onlarca işyeri, yakılan bir otel... Yasaklanan şehirler arası seferler, tutulan yollar...

Bir meşin yuvarlak nasıl olur da 40 cana mal olur? Benim aklım almıyor... Giden 40 cana mı yanmalı, ailelerine, bekleyenlerine mi?

"Keşke ayağım kırılsaydı da gol atmasaydım. Dün gece uyuyamadım. Gözlerimin önüne tribünlerdeki insanların hali gelince ağlamadan edemedim...." cümleleriyle anlattı içinde yaşadıklarını, olaylardan hemen önce Kayserispor'un golünü atan Oktay Aktan.

Bu kanlı geçmişin tek gerçek tanığıydı Kayseri Atatürk Stadı, ve yıkıldı... Belki de, kendi içindeki vicdan azabından kurtuldu, hüzünlü ve sessiz tanık...


Şehrin en gözde, en işlek caddesi Sivas Caddesidir. O cadde Sivas'a doğru gider lakin hayatını kaybeden Sivaslılara atfendir caddenin adı, Sivas'a gittiğinden değil. Bir gün eğer yolunuz düşerse Kayseri'ye ve eğer giderseniz Sivas Caddesi'ne, bir dakika için anın onları, içinizde taşıdığınız sevgi ve barış adına hatırlayın onları ve sonra barışı dileyin, barışı çağırın içinizden... Çocuklarımızın yüzlerinden mutluluk eksik olmasın, hiçbir sevinç hayatlara mal olmasın diye!




=Kanlı Gol=

Söz-Müzik: Y. Tunç
Okuyan: Rıza Aslandoğan

Kırılsaydı ayağım, atmazdım golü
Mahşere döndü stadın yolu
Ölenler 40 kişi, yaralı dolu
Olur mu allahım, böyle olur mu?
Bir golün yüzünden adam ölür mü?
Maça gidem dedim, yuvam bozuldu
Sıkıntıdan ciğerlerim ezildi
Duyan ahbaplarım yola dizildi
Olur mu allahım, böyle olur mu?
Bir golün yüzünden adam ölür mü?
Sivas'ın yolları dökülür gider
Cenazeler yola dizilir gider
Nicelerin evi yıkılır gider.

(Maç anısına yapılan plaktan)

2 yorum:

perişte dedi ki...

bak burayada bağlantı verilmiş.
ama ben vermiyorum.
nasıl olduğunu bilen varsa söylesin lütfen.

Zizà dedi ki...

periştecim, endişelenmene gerek yok... Bağlantıyı koyanın sen olmadığını biliyorum. Zira sen olsan da ne hacet, hiö öenmi yok. Lakin başka bir yazımda da benim diğer blogumdaki Dönüş isimli şiire bağlantı verilmiş. Otomatik bir durum olduğunu düşünmekteyim bunun.. Çözmek lazım her ne ise... :) Biri bizi bağlıyor efenim.. :D