16 Kasım 2017

Evde Kim Var?

Kasım 16, 2017
Bir süre önce bir arkadaşımın dostuna yardım edebilmek amacıyla ikametlerini annesi ile birlikte bize taşımıştık (biliyorum, riskli, sıkıntılı ve çok doğru bir iş vs.). Zamanı ile bu kişiler o an için durum gereği ihtiyaçlarını karşıladılar ve yaz sonunda, ikametlerini evimden aldıracaklardı. Bugün durumu teyit edebilmek ve herhangi bir olumsuz durumun önüne geçebilmek için Nüfus Müdürlüğü'nden hanemde ikamet edenlerin bir listesini almak istedim. Nüfus Müdürlüğü'nde çalışan memur hanım ise bana ikamet verebileceğini ancak evde oturanların listesini veremeyeceğini söyledi, bunun için sebep de evde oturanlar ile akrabalık bağım olmaması. 

Bu durum bana çok ilginç ve garip geliyor: Kendi evimde resmi olarak kimler ikamet ediyor bunu göremiyorum! Durumu çok üstelemedim orada uğraşmamak için, onun yerine hemen telefonumdan YSK'nın "Seçmen Sorgulama" sayfasına erişerek, kimlik bilgilerimi girmek sureti ile kimlerin ikamet ettiğini 30 saniye gibi bir sürede öğrendim. 

Benim açımdan işin ilginç kısmı ise şu: Eğer benim evimde ikamet eden birileri varsa, onlar benimle beraber yaşıyor olmalılar ve bu demektir ki ben o insanlarla her gün yüz yüze bakıyorum. Yani mesela, o insanlara gelen tüm postalar, kargolar, faturalar vs benim adresime geliyor, yani ben bilgi edinmek istedikten sonra, bir, zaten aynı evde ikamet ettiğim, yaşamımı paylaştığım insanlardan istediğim bilgiyi direk alabilirim; iki, hadi diyelim onların arkasından iş çevirmek istiyorum, e bu durumda da her şey elimin altında zaten, yine nüfusa ihtiyacım yok. 

Bu işi daha kötü yapan durum da şu: diyelim ki benim evimde ikameti görünen biri var ve ben bunu bilmiyorum, bu evde yasal olarak kalan, kontratı üzerine olan kişi olarak ben evimde ikameti olan kişinin bilgisini neden ve nasıl alamam!? Evimde, diyelim ki, 10 kişi ikamet ediyor olarak görünüyor, bunlarla ilgili herhangi bir sıkıntıda sorumlu olacak kişi o evde oturan kişi olarak ben olabilecekken, ben evimde (yasal olarak) kimin kaldığını nasıl bilemem!?

Velhasıl, bu küçük bir serzeniş tabii ki, devletin işleyişindeki saçmalıklar ile ilgili ama umarım benim bilmediğim bir yol, yordam vardır bu noktada.


04 Kasım 2017

Geronimoooo!...

Kasım 04, 2017
Oratadaki nokta 1I/2017 U1. Çizgi halinde görülenler ise yıldız.
Kaynak: Alan Fitzsimmons (ARC, Queen's University Belfast), Isaac Newton Group

Gün geçmesin astronomi alanında yeni ve heyecan verici bir haber almayalım. Bunlardan en sonuncusu ise, bizi yakın zamanda ziyaret eden yıldızlar arası ziyaretçi! Yukarıdaki resimde ortada görüyor olduğunuz minik nokta, bahsini ettiğim yıldızlararası ziyaretçinin fotoğrafı

Yıldızlar arası ziyaretçi dendiğinde, hepinizin aklında, küçük minik uzaylılar canlandığını kestirebiliyorum ancak heyecan yapmayın. Durum bu değil!

Pan-STARSS teleskobunda gözlem yapmakta olan Rob Weryk, 19 Ekim tarihinde Güneş etrafında çok büyük  dış merkezliğe sahip yörüngede dolanan bir cisim keşfetti. İlk etapta kuyruklu yıldız olduğu düşünülen bu cisme C/2017 U1 adı verilmişti. Yapılan ilk incelemeler sonunda cismin yörünge dışmerkezliği (e) 1.19 olarak hesaplandı. e > 1 değerine sahip yörüngeler, hiperbolik olduğu için, bu cismin ilk etapta düşünüldüğü gibi bir kuyruklu yıldız değil, Güneş Sistemi dışından gelen bir asteroid olduğu kanısına varıldı. Bu bağlamda cisim ismi de A/2017 U1* olarak değiştirildi. (Uluslararası Astronomi Birliği, 6 Kasım 2017 tarihinde yaptığı toplantı neticesinde Güneş Sistemi'ne bağlı olmayan asteroidlere I adı ile farklı bir isimlendirme verileceği kararını aldı ve bu cismin adı da yazı yazıldıktan 2 gün sonra 1I/2017 U1 olarak değiştirildi.)

Yapılan hesaplamalar, asteroidin 9 Eylül tarihinde Güneş'e en yakın noktasından saniyede yaklaşık 86 km hızla geçtiğini gösteriyor. A/2017 U1*, keşfedildiğinde hızı 46.6 km/s idi. Cisim hızla 26 km/s hızına kadar yavaşlayacak. Bu hız da aynı zamanda cismin Güneş Sistemi dışı bir cisim olduğunu ortaya koyuyor çünkü Güneş sisteminde keşfedilmiş olan en büyük dış merkezliğe sahip McNaught Kuyrukluyıldızı'nın 200 AB (AB: astronomi birimi; 30 milyar km) mesafede hızı 7.65 km/s iken, aynı mesafede A/2017 U1*'in hızı 26.4 km/s. 

A/2017 U1*, Vega yıldızı doğrultusundan geliyor ve yaklaşık 165 metrelik bir çapa sahip. Yörüngenin animasyonu aşağıdaki videoda görülebilir.


*: IAU'nun 6 Kasım 2017 tarihli kararına göre, keşfedilen bu yeni cisim için şu isimler kullanılmaktadır;   

  • 1I
  • 1I/2017 U1
  • 1I/ʻOumuamua
  • 1I/2017 U1 (ʻOumuamua)

30 Mayıs 2017

The Return!

Mayıs 30, 2017
Bir geri dönüş olsun istedim. Yazmak her zaman en güzel terapi idi. Hep böyle başladı zaten, kelimeler, cümleler, hikayeler... O zaman biraz daha yazmak lazım!

Ben geldim!


23 Ocak 2016

31 Aralık 2015

Once Upon A Time In My Life - XVI

Aralık 31, 2015
2014 2015 2016




Bir yıl daha bitiyor ve ben yine kendi aynamdan kendime bakıyorum. Yaşadıklarım, mutluluklarım, acılarım... 2015 şimdiye kadar geçen yılların arasında en zoru, en çok benden, kalbimden çalanı olarak veda etti...

2015 tüm bu seri içerisinde zamanında yazılmayan ilke derleme oldu, ve bu gecikme kasten benim tarafımdan yapıldı. Bir kısmını hatırlamak istemedim çünkü. Ancak, her geçen yıl gibi, acı ya da tatlı, o da geçti. Güzel şeyler de olmadı değil, oldu. Ancak bu sene benim çocukluğumun büyük bir kısmını aldı götürdü benden...


2015 şüphesiz bisikletimle (kayıtlı) en çok yol kat ettiğim sene oldu. Buyurunuz, bunlar da istatistikler:
Bu sene toplam 1005 km pedallamışım. Bisikletten inmeyecek derecede bisiklet sürünce yürüyüp koşmaya gerek duymamışım ki 15 km'yi bulmayan yürüyüş ve koşu kaydım var bu yıla dair (tabii ki de spor anlamında). Tüm sene boyunca ise tırtıklaya tırtıklaya çaktrımadan 71 kg civarlarından 76-77 kg civarlarına tırmanmışım, yine duba olmuşum yani!


1 Ocak 2015
Bir sene dolu-dolu, bir sene daha kompakt geçirdiğimiz yılbaşılarında yine tek bir yıla küçük ve güzel bir ekip olarak Can, Kerem, Burçin, Barış, Şilan ve sevdicek ile beraber girdik...

21 Ocak 2015
Benim biricik kardeşim Behnoosh, bizi ziyarete geldi, soframıza, neşemize ortak oldu! Getirene kadar akla karayı seçsek de, güzel vakit geçirdik, hasret giderdik!

7 Şubat 2015
Dostları gördüğümüz ve her zaman ki gibi yeni insanlar tanıdığımız bir astronomi kongresini daha bitirdik; evet uzatmalı kongre! :)

20 Mart 2015
Bir önceki sene içerisinde duyurusu açılan ve başvurusunu yaptığım Tübitak Öncelikli Alanlar Bursu'nu almaya hak kazandım!

21 Mart 2015
Gün dönümü dinlemedi, bahar dinlemedi, Kayseri'ye yine kar yağdı!

16 Nisan 2015
Sevgili Ferhat hocam aracılığı ile, bir onun kadar sevgili olan Neriman hocam sayesinde Amerikan'dan gelen Friendship Force ekibinin Kayseri gezileri sırasında 4 gün boyunca rehberliklerini yaptım! Benimle ortalama en az 50 yaş farkı olan insanlarla bu kadar güzel zaman geçireceğimizi düşünmezdim, hiçbirini unutmuyorum!

24 Nisan 2015
Benim izimden gidip aynı benim yaptığım yaşta, Ece hatun safra kesesini aldırdı... Sorunlarının çoğunu da aldırmış oldu. Onun narkozda geçirdiği 1,5 saat benim hayatımın en telaşlı geçtiği 1,5 saat oldu.

28 Nisan 2015
Orada, burada bir sürü çalıştaya katıldım ancak kendi okulumda düzenlenen bir çalıştaya katılma ve o çalıştayın bir parçası olması çok ayrı bir keyifti. Açık Yıldız Küme Çalıştayı'na Serkan, Merve ve Zeynep'de gelince daha güzel bir etkinlik oldu!

7 Mayıs 2015
15 yıl oldu, profesyonel olarak fotoğrafçılık yapmaya başlayalı ve artık zamanı gelmişti: Uzun süredir elimde tutma hayalini kurduğum ilk DSLR'ım Canon 60D'yi aldım!

18 Mayıs 2015
Bir gün sonra akşam, ablamın nişanı için Denizli'ye yola çıkacaktık, her şey güzeldi ve bana ne o telefon gelmek zorundaydı, ne de çocukluğumun yarısı kaybolmak zorundaydı... Plan değiştirip apar topar bu gece yola çıktık!

20 Mayıs 2015
3 insan vardır, benim çocukluğumu kurgulamış ve benim gözümde birer melek olan, hiç bir zaman kendilerinden bir kötülük görmediğim, sevdiğim ve beni karşılıksız sevmiş. Yengemi Ekim 2014'te toprağa verdik. Bugün ise halamı... Dünyamın güzelini ebediyete uğurladık... Eniştem kaldı geriye bu 3 insandan...

Haziran 2015
İnsanlar, insanların hayatları ile nasıl acımasızca oynayabiliyor gördük, ailecek!

17 Temmuz 2015
Ece hatun ile beraber bayramı Antep'te geçirdik. Dolu dolu geçen güzel bayram sohbetleri ve bayram yemekleri muhteşemdi.

30 Temmuz 2015
Yine doğdum!

31 Temmuz 2015
Uzun yıllar süren inadı ve ısrarını kırdıktan sonra başvurup katılma hakkı kazandığı IAYC'ye doğru yola çıktı Ece hatun.

15 Ağustos 2015
Can, Görkem ve Ben hem Perseidleri izleyebileceğimiz hem de güzel astrofotoğraflar çekebileceğimiz güzel bir geziye çıktık Sultansazlığına...


21 - 23 Ağustos 2015
Ablam, Murat, Şilan, Merve, Dicle, Bilal  ve Serkan'ın da orada olduğu muhteşem bir Gözlem Şenliği geçirdik. Serkan bebeğimle 10. yılımızı kutladık!!

25 Ağustos 2015
Çıralı'da sahilde iki gecelik güzel bir kamp kurduk. Yüzdük, stres attık, gezdik!

9 Eylül 2015
Ece hatun ile beraber önce okçuluk dersi aldığımız, sonrasında Türkiye'nin en yüksek binasında yemek yediğimiz ve İstanbul'u izlediğimiz güzel bir yıl dönümü daha geçirdik. Evet 4 yıllık olduk biz!

21 Ekim 2015
Müdavimi olduğumuz Tala Keyif Mekanları'nda ilk yemeğimizi bugün yedik.

29 Ekim 2015
Sürpriz bir misafir olan Maxwell geldi evimize. Sahiplendirene kadar bizimle güzel 4 gün geçirdi.

1 Kasım 2015
YSK görevlisi olarak seçimlerde Ankara'da çevirmenlik görevi yürüttüm.

12 Kasım 2015
Geç olsun güç olmasın ama güzel olsun dedik, 4 yılımızdan sonra ilk konserimize gittik, Elif Çağlar'a...

24 Kasım 2015
5 yıl aradan sonra Çetin Şen Bilim ve Sanat Merkezi'nde tekrar çalışmaya başladım. Hem de öğretmenler gününde.

19 Aralık 2015
18 yıllık dostum Ertuğrul bugün Dünya evine girdi. Yorgunluğuna rağmen günü birlik Denizli'ye gittim. Aynı zamanda Ali Onur ve Gönül ile yıllar sonra güzel vakit geçirdik.

23 Aralık 2015
Atınç'ın Gri Gamyon'u, benim Tardis'im oldu! :D

28 Aralık 2015
Sinemada ilk Star Wars maceramda Ece, Görkem ve Can ile beraberdim.

31 Aralık 2015
Sevdiceğin, Onurcuk'un, Serkan'ın, Merve'nin, Görkem'İn, Can'ın ve Damla'nın bulunduğu, her geçen sene daha da kökleşen ve klasikleşen hindili, bol muhabbetli yılbaşı yemeğimizle yeni yıla girerken, kendimce güzel bir yıl geçirdiğimi düşündüm ve her leye rağmen mutlu oldum...


05 Haziran 2015

30 Mart 2015

21 Mart 2015

27 Şubat 2015

Ülkemden İnsan Manzaraları (Ya da ülkemin geldiği hâl)

Şubat 27, 2015
Bundan bir kaç yıl öncesinde, kuzenim Almanya'dan Türkiye'ye ziyarete geldiğinde, Almanya'dan artık sıkıldığını ve Türkiye'ye dönmeyi düşündüğünü belirtti. Dönmek için elinde bir çok sebep vardı, öne çıkan bir kaç tane söylese de: Almanya'nın eskisi gibi olmadığı, gurbetçinin artık Türkiye'de bir gelecek kuramadığı, Almaya'da Türk, Türkiye'de Alamancı olduğu...


Türkiye'ye dönmenin artık zor olmadığından ve Almanya'da yaptığına benzer işler yapabileceğinden de belirtti. Aklına geliveren ilk şeyler, bir yerde güvenlik olarak çalışmaktı.  Fakat, ne kadar gelmek istese de geri, emin değildi... Bu kararsızlığı tetikleyen tek sebep Türkiye'de "kraldan çok kralcı" olan insanların olmasıydı ve şunları söyledi: "Düşünsene, Hasan, geldim, girdim bir kuruma ve güvenlik olarak çalışıyorum. Almanya'da benim bir işim ve belli kurallarım vardır, ben o kurallara tabi kaldığım müddetçe kendi işimin sorumlusu benimdir. Ama Türkiye'de böyle mi?! Patronundan çok güvenlik amirine karşı sorumlusun ve o ne derse o! Benim işimin ne olduğunun önemi yok..."

Az önce yaşadığım olay bana bizzat bunları hatırlattı:

Saat gece 3.30 ve Erciyes Üniversitesi TOKİ nizamiyesinde bir araç içeri girmek istiyor. Eğer aracın Erciyes Üniversitesi OGS'si yoksa, kişi ehliyetini ve ruhsatını, bilgilerinin kaydedilmesi için ibraz etmek durumunda. Bu durumda ki insanların da aynı zamanda şehrin başka bir bölgesine kestirme geçiş yapmasını engellemek için girdiğin kapıda ehliyetin alınıp, bir ziyaretçi kartı veriliyor ki, girdiğin yerden çık, üniversiteyi kestirme olarak kullanma.

Güvenliğin tarifinden anladığım kadarı ile kapıya arabası ile gelmiş kişi, üniversitenin içinden geçip Talas caddesine çıkmak istiyor (bunu sonrasında bizzat kendisi de belirtti). Uzun ısrarlara dayanamayan güvenlik sonunda "Tamam kardeşin, acil bir durum varsa madem, ehliyetini ver kaydını alayım sonra git". Adam'ın ruhsatı vereceğim ısrarına güvenlik sürekli olarak "bak, arkadaşım ehliyeti de vereceksin ruhsatı da" diye yanıt veriyor ve öldürücü replik adamdan burada geliyor: "Ya arkadaş, ehliyet yok benim, al ruhsatı kaydet, plakayı da vereyim...."

Böyle bir noktada ben güvenliğin polis çağırmasını yeğlerdim, onlar yapmadılar. Ama olayın sonuna doğru durum iyice komik bir hâl almaya başladı. Adam "Ben seni yarın şikayet ettirmesini bilirim!" diyerek güvenliği tehdit etti ve kısa bir süre sonra oradan ayrıldı.

Kraldan çok kralcı mıyız, yoksa sorunumuz çok mu daha büyük, bunu size bırakıyorum.

15 Şubat 2015

10 Şubat 2015

19. Ulusal Astronomi Kongresi

Şubat 10, 2015


Bir UAK daha, geç kalmış da olsa, geçtiğimiz Cuma bitti. İyi yönleri kötü yönleri olsa da benim için genel bir hayal kırıklığı olmadığını söylemek yalan olur. Bunun sebebi ise kongre katılımı.

Katılım listesini detaylı olarak incelememiş olsam da, Erciyes Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri olarak tabiri caizse tası tarağı toplayıp katıldığımız için diğer bölümlerden de katılımın aynı oranlarda olabileceğini düşünmüştüm. Nihayetinde ERÜ ilk defa tüm hocaları, tüm yüksek lisans öğrencileri ile birlikte (ve hatta lisans öğrencilerinin de bir kısmı) Ankara'da idi.

Kongrenin iyi ve kötü noktaları vardı tabii. İlk olarak kongrenin normal tarihinden 5 ay geç yapılmış olması en büyük eksi idi zannedersem. Yapılan en güzel şeyler ise yeni genel Ulusal Astronomi Kongreleri web sitesi, genel başvuru sistemi ve kongre bildirilerinin konu konu ayrılması idi. Bunun yanında, önceki kongrelere nazaran daha fazla kişiye destek verilmesi ve 2006 yılından sonra bu desteğin ilk defa sadece öğrencilere (hatta Tübitak burslu öğrencileri dışında tutarak) verilmesi ve kongrenin ilk günü ödeme yapılması kesinlikle çok büyü bir artı oldu UAK 2015 karnesinde.

Kongre'nin (geç kalınmış olması sonucu) bazı lojistik sıkıntıları da vardı. Katılımcılar için yemek ayarlanamamış olması, öğrenciler için yurtların ayarlanamamış olması, katılımcılar için sabah ve akşam saatlerinde en az birer sefer dahi olsa bir servis ayarlanamamış olması (en azından ODTÜ kapısına kadar) ciddi noktalar tabii ki. Tüm bu unsurların organize edilmesinde katılımcı sayısının da bir faktör olduğunu düşünmekteyim ancak kongre ne kadar ODTÜ'de düzenleniyor olsa da sanki bir ODTÜ desteği eksikti. DAG bu kadar destek sağlayabilmişken, ODTÜ böyle bir kongre için organizasyon yönetimine daha fazla destek verebilirdi diye düşünüyorum (Bu aklıma bir yandan ODTÜ'deki hocalar ve Astronomi Topluluğu dışında ODTÜ gerçekten bir destek verdi mi diye bir soru getiriyor).

Bu sene ilk defa kullanılan kısa bildiri formatı güzel bir yenilik olsa da, bazı oturumları 10-15 tane bildiri ile boğmuş oldu bu format. Keşke kısa bildiriler farklı oturumlarla paralel olarak sunulsaydı. Halen başaramadığımız en önemli unsur ise bize verilen süreyi yerinde kullanmamak. Yani, 15 dakikalık bir sunumu 16 dakika uzatmak hem oturum başkanının işini yapmadığını hem de sunan kişinin dümdüz saygısız olduğunu gösteriyor. Uç örnekleri bir kenara bıraksak ta, neredeyse tüm sunumlar ortalama olarak 3-4 dakika kadar uzadı (bildirinin asıl süresinden bağımsız olarak). Yurt dışında ciddi kongrelerde sürenizi 1 dakika açın bakalım sunacak bir sunumunuz ve açık bir mikrofonunuz kalmış mı! Umarım bir gün bu sorunu da kökten aşmış olacağız.

İyisiyle kötüsü ile bir UAK daha nihayetinde geride kaldı. Ben şahsen bu kongrenin beklediğim kadar iyi geçmemesinin ve bazı eksiklikler olmasının arkasındaki en büyük faktör olarak katılım sağlamayan hocaları (sağlayamayan değil) görüyorum. 2004'ten (yani bu toplantıların ilk defa "kongre" adı altında düzenleniyor olduğu zamandan) beri katılımın giderek düşüyor olması işin açığı epey acı bir durum.

2016 Eylül'de 20. UAK için Erzurum'da görüşmek üzere...

(D.N. Öğrenci Kongresi mi, o ne? Şaka bir yana, öğrenci kongresi isim olmaktan başka bir halde değil artık. Şahsen de Öğrenci Kongresi'nin ayrı bir şey olmasını pek desteklemiyorum. Madem bu sene bildiriler ve oturumlar (mümkün mertebe) konulara ayrıldı, yurt dışındaki örnekleri gibi bir de öğrenci oturumu olsun ve lisans öğrencileri direk oraya başvursun.)

Ne İzliyorum?

StZiza

En Son Yazılar

randomposts